SU GİBİ YAŞAMAK…

SU GİBİ YAŞAMAK…

reklam"

Çoğumuzun yaşamı ön yargıların, sabit fikirlerin, törelerin, inançların, ideolojilerin hapishanelerinde geçer.
İnsanları ve olayları sorgulamadan iyi/kötü, doğru/yanlış, güzel/çirkin, sevap/günah şeklinde kaba kalıplarla kategorize eder ve o kalıplara göre tepki veririz.
Kalıplarla düşünmek kolaydır. Sorgulamanın gerektirdiği sorumluluk, özen, dikkat ve emeğin yükünü omuzlarımızdan alır.
Sürüye uyup, risk almadan yaşamamızı kolaylaştırır.
Şu koskoca ve karmaşık evrende bir tür “netlik” yaratarak kendimizi “güvende” hissetmemizi sağlar.
Ancak bu tutumun önemli olumsuz sonuçları vardır.
Dünyayı kategoriler ve kutular halinde görmek algımızı sınırlar.
Bizi gerçeklikten koparıp, insanlara ve olaylara doğru tepkiler vermemizi ve yaşama uyum sağlamamızı engeller.
Oysa evrenin ve içerdiği her şeyin aklımızın kavrayabileceğinden daha karmaşık olması ve sürekli değişmesi, gerçeklere daha açık ve esnek olmamızı, sabır, kararlılık gibi erdemleri geliştirmemizi gerektirir.
Tıpkı su gibi…
Suyun doğasını gözlemlediğimizde, onun her türlü farklı formu alabildiğini, değişime son derece açık olduğunu görürüz.
Su, bir bardağa döküldüğünde onu doldurur.
Sıcakta buharlaşır, soğukta donup katı hale gelir. Böylece, çok farklı koşullarda varlığını sürdürür.
Su yumuşak ama güçlüdür.
Engellerin üzerinden, etrafından veya içinden geçen yolları bulur.
Elle kavranamaz ama kayaları oyar, dağları şekillendirir.
Her zaman hedefine doğru hareket eder.
Hiçbir şey ona karşı koyamaz ve hiçbir şey onun yolunu değiştiremez.
Doğru miktarda kuvvet uygulayarak, en küçük yaprağın veya dev bir geminin ağırlığını taşıyabilir.
Su canlıları besler, onlara esneklik katarak dış koşullara karşı daha dirençli kılar.
Şeffaftır, saklayacak bir şeyi yoktur.
Sakin olduğunda, ayna gibi gerçekliği apaçık yansıtır.
Ne kadar büyük bir güçle, vahşi bir coşkuyla çağıldasa da, hep yükseklerden aşağı doğru akar, alçak gönüllüdür.
Keder olur, sevinç olur, gözlerimizden süzülür.
Gökyüzünde bulutken yağmura dönüşür, nehir olup akar.
Zamanı geldiğindeyse, büyük bir teslimiyetle denizlere karışır.
Yaşam, doğası gereği bir değişim hali ve süreksizliktir.
Değişmeden kalsaydı, cansız olurdu, ona yaşam demezdik.
İyi yaşamak için sudan öğrenecek çok şeyimiz var.
Lao Tzu’nun dediği gibi:
“Yumuşak ve esnek olan her şey, katı ve sert olanın üstesinden gelir. Bu başka bir paradokstur: yumuşak olan güçlüdür.”
Editörün Günlüğü: Apartman yönetiminin önemi nedir? Apartman yönetimi, komplike yapıların bir düzen içerisinde yönetilmesidir. Ve apartman sakinlerinin ihtiyaçlarının sorunsuz bir şekilde giderilmesi olarak bilinen sistemler bütünüdür. Günümüz dünyasında apartmanların artması, apartmanların yönetimi konusu gündeme getiriyor. Bu husus, özellikle site sakinlerinin gündeminde bulunmaktadır. Bu konu nereden çıktı erenlerim demeyin, yakın zamanda bir site yöneticiliği yapmaya kalktım, inanın holding yönetmek bile çok daha kolaymış. Neyse ki bu alanda yardımımıza profesyonel kişiler koşuverdi. İMER profesyonel yönetim de yetkili kişi olan Sayın Turan Sarcan Bey ile şirket sahibi, Nimet Aydın Ummak hanımefendiye bilgi ve becerilerini benimle paylaştıkları için teşekkür ediyorum. Hoş çakalın erenler ve canlar….

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

reklamreklam