Gazeteci Fatih Altaylı, iktidara yakın bir grup köşe yazarlarının sürekli CHP yazdığını belirterek, “En sevdikleri iki konu var: Biri Butlan Davası ile CHP’nin yönetiminin değişeceğini iddia etmek, diğeri genel başkan Özgür Özel’in Ekrem İmamoğlu’nu satacağını, Mansur Yavaş’ı da hapse attırarak kendini cumhurbaşkanı adayı yapacağını kesin bilgi olarak paylaşmak. Özgür Özel ise genel başkan adayı olduğu günden bu yana hiç değilse 50 kere falan ‘Ben asla aday olmayacağım’ dediği halde bunu yazıyorlar” dedi. Altaylı, ‘CHP içindeki gerçek durumu’ anlattığını belirttiği yazısında, “Bugün CHP Genel Başkanı’nın parti grubundaki destek oranı yüzde 80’in üzerinde, ki bu grubu meclise sokan kişi Kılıçdaroğlu olduğu halde” ifadesini kullandı.
Benim içeri girdiğim ilk aylar, Butlan Davası’nın en fazla beklenti yarattığı günlere sahne oluyordu.
Bu dönemde CHP milletvekillerinden 14 kadarı Kılıçdaroğlu’nun yanındaydı, 15-20 kadar vekil ortada görünüyordu. Buna ek olarak yine 20 kadar vekil “Kılıçdaroğlu’ndan bir şey olmaz ama Özgür Özel de yanlış bir politika uyguluyor. Bütün partiyi Ekrem İmamoğlu’na endeksledi. Bu partiye zarar veriyor” inancındaydı.
Örgütte ise partinin ancak Özgür Özel ile iktidar olabileceği inancı oluştuğu için, örgüt neredeyse tamamen Özel’den yana görünüyordu.
Ancak Özgür Özel’e en yakın isimler bile Kılıçdaroğlu’na yönelik olumsuz ifadeler kullanmıyorlardı.
Ya eski genel başkana saygıdan ya da ne olur ne olmaz duygusu ile.
Kılıçdaroğlu’nun yakınındaki 14 kişilik grup ise Özel ve çevresine karşı son derece tepkiliydi. “Bunlar Kemal Bey’in en yakınlarıydı. Hata dedikleri her şeye ortaktılar. Ne oldu da şimdi Kemal Bey kötü oldu” diyorlardı ama asıl nedenin Özgür Özel’in yakın çevresine girememeleri olduğu da bilinmeyen bir şey değildi.
Bir oran vermek gerekirse parti grubunun yüzde 10’u Kılıçdaroğlu’ndan yanaydı.
Yüzde 10 gelen ağam giden paşam diye bekliyordu.
Yüzde 20 ise Kılıçdaroğlu’ndan yana olmasa da, Özgür Özel’e ve parti yönetimine “eleştirel” gözle bakıyordu.
Tüm bu dengeyi değiştirip, Özgür Özel’i partide en güçlü hale getiren iktidar kanadının yanlış bir hamlesi oldu.
